Sezai Karakoç ”Mona Roza”dan ibaret değildir!

Yazar: Mehmet Baş

Rahmanın aşılayıcı rüzgârları vardır. Bu rüzgârlar kalplerden kalplere muhabbet tohumlarını savurarak Hakkın sönmeyecek olan saltanatını kurarlar. Nasıl ki bir tohum yere düşünce orada filizlenir ve orada dal budak sararsa kalbe düşen inanç tohumu da kalpte nice güzelliğin doğmasına ve yayılmasına sebep olur.

İşte bu rüzgârlardan birisi de Sezai Karakoç ve onun hayatının şiiri olan diriliştir. Sezai Karakoç buhranlar içinde kıvranan bir çağın tam ortasında kavga çıkarmadan sükûnetle bütün insanlığa kurtuluşun yolunu gösteren ve gerçek insanlığın tesis edilmesi gereğini en güzel şekilde açıklayan bir işaret bir fikir kutbudur. Bu noktada üstadı tanımak aslında insanın kendisini tanımasıdır. Read more »
Categories: Genel Yazılar | Tags: , , , , | Yorum yapın

Çankaya’da Sezai Karakoç’u beklerken…

Yazar: Ali Çolak

Kamuoyunda Sezai Karakoç’un, bu kez ‘devletin zirvesi’nden verilen ödülü almak için geleceği yönünde ciddi bir beklenti hatta inanç vardı. Fakat Karakoç, kendisini yakından tanıyanları yine şaşırtmamış ve salondaki kimi gönül dostlarının tabiriyle ‘o muhteşem çocuksu mahcubiyetini ve istiğna’sını terk etmeyerek, Köşk’e gelememişti. İşin doğrusu, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü töreninde gündem, varlığıyla değil, yokluğuyla Sezai Karakoç’tu. Kenan Işık, şairin o ünlü “Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine” şiirini okudu kürsüde. Salondaki büyük topluluğun içinde sanırım, onun bir şiiriyle ilk kez tanışanlar da vardı.

Read more »

Categories: Genel Yazılar | Yorum yapın

Çankaya’ya o gitse ben rahatsız olurdum

Yazar: Ibrahim Kiras

Cumhurbaşkanlığı Büyük Ödülü’nün Sezai Karakoç’a verilmesi elbette bir hatırşinaslık. Zaten Abdullah Gül’ün Çankaya’ya getirdiği en önemli yeniliklerin başında Köşk’ün kapılarını -Atatürk ve İnönü dönemlerinden sonra- ilk defa fikir ve sanat adamlarına açmış olması geliyor. Büyük oranda Cumhurbaşkanı Gül’ün entelektüel kimliğinden kaynaklanan bir fark bu.

Ne var ki Sezai Karakoç’a verilen ödül konusunda da bir titizlik eksikliği gördüm ben. Hatta şunu söylemek isterim: Sezai Bey o ödülü almaya gitseydi onun adına ben rahatsız olurdum. Çünkü Köşk’teki ödül töreninde oluşan tablo şair ve düşünür Sezai Karakoç’un Türk edebiyatında ve fikir dünyasında işgal etmekte olduğu yerle örtüşmüyor.

Read more »

Categories: Genel Yazılar | Yorum yapın

Diriliş Okumaları TYB’de

“İstanbul’da Sezai Karakoç okumaları başlıyor… 2 Ocak Pazartesi günü saat 18.00’de şair Cumali Unaldi Hasannebioğlu rehberliğinde Türkiye Yazarlar Birliğinin Sultanahmet’teki merkezinde Sezai Karakoç’un İslam’ın Dirilişi adlı eseri okunup üzerinde konuşulacak. Bütün arkadaşları bekliyoruz.” Meryem Uçar

kaynak: dunyabizim.com

Categories: Haberler | Yorum yapın

Sezai Karakoç: Devletin önünde ceketini iliklediği düşünür…

Yazar: Fehmi Koru

Önümüzdeki pazartesi önemli bir gün. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’nden edebiyat dalında olanı Sezai Karakoç’a verilmişti; o gün Çankaya Köşkü’nde yapılacak törenle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ödülünü Sezai Karakoç’a (veya bir yakınına) sunacak…

Sezai Karakoç’a ödülü ‘edebiyat’ dalında verildi; şairliği, öykü, roman ve deneme yazarlığı‘birinci sınıf’ bir edip o ve ödülü pek çok yönden hak ediyor. Ancak daha da önemlisi, onun tarih, din, toplumsal konularda da kalem oynatan bir fikir adamı oluşu. Sezai Karakoç benzeriyle başka ülkelerde pek az karşılaşılan, bizde ise neredeyse hiç rastlanmayan tam bir ‘düşünür’dür…

Read more »

Categories: Genel Yazılar | Yorum yapın

Köşk’ten Karakoç’a edebiyat ödülü

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve SanatBüyük Ödülü Yönetmeliği’nde, hizmet ve eserleri ile Türk kültür ve sanat hayatına önemli katkılarda bulunan, Türkiye’nin kültür ve sanatınıyüceltmeye çalışan Türk vatandaşı ve yabancı uyruklu kişileri veya kurumları devlet adına onurlandırmak ve özendirmek amacıyla Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülüverilmesinin öngörüldüğü hatırlatıldı.

Cumhurbaşkanı Gül’ün; ödülün, her yıl kültür ve sanatın farklı dallarında verilmesi talimatı verdiği anlatılan açıklamada, bu çerçevede Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa İsen, Genel Sekreter Yardımcısı Emin Kuz, Cumhurbaşkanlığı Basın Başdanışmanı Ahmet Sever, Başdanışman Zeynep Damla Gürel, Danışman Yusuf Müftüoğlu, halkbilimci Prof. Dr. Öcal Oğuz vesanatçı Bayram Bilge Tokel’den Değerlendirme Kurulu oluşturulduğu belirtildi.

Açıklamada, Gül’ün, Değerlendirme Kurulunun önerisi üzerine, 2011 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödüllerinin sanat tarihi dalında Prof. Dr. Semavi Eyice’ye, edebiyat dalında Sezai Karakoç’a, eleştiri alanında DoğanHızlan’a ve geleneksel sanatlar dalında Hasan Çelebi’ye verilmesini uygun gördüğü bildirildi. Ödül töreni, Cumhurbaşkanlığınca daha sonra duyurulacak bir tarihte yapılacak.

Kaynak: Haber7

Categories: Haberler | Yorum yapın

Ekmek ne kadar Allah’ınsa…

Yazar: Ömer Erdem

Sezai Karakoç’un şiiriyle getirdiği tecrübe çok önemlidir ve bu tecrübe Türkiye gerçekliğinin güncel ve zihinsel sınırların aşar.

Çünkü çağdaş olanın etkisi günceldir ve Sezai Karakoç şiiri en az elli yıllık etkisini de bu çağdaşlığından alır. Modern şiirin o güne değin yazılma eksikliği yaşanılan tecrübesi ilkin II. Yeni’nin kümülatif sonra da şairin kendi çizgisinin içinde sürdüregelir bu yeniliğini. Yeni ve özgün bir tecrübedir Karakoç’un yazdığı. Çağdaşlarından kopuk değil, enstrümantal bağlamda ayrışmayan ancak duyuş ve ilgi diyalektiği ile kendisini var eden bir tecrübedir bu. Metafizik tecrübe tanımlamasıyla bile sınırlandırılamaz. Dünya ve dünya ötesini aynı an içinden ileri geri taşıyabilme gücüne sahiptir o kadar. ‘Ekmek ha bakkalın olmuş ha Cabaret de Paris’in’ mısraları; ‘Ekmek ne kadar Allah’ınsa Lili de o kadar Allah’ın Lili’ye çıkacaktır sonuçta. Ve adeta bu tecrübe olmadan modern şiir eksik kalacak gibidir.
Read more »

Categories: Genel Yazılar | Yorum yapın

TRT Sezai Karakoç Belgeseli

Categories: Videolar | Yorum yapın

Sezai Karakoç’tan Kriz Tespiti ve Çıkış Yolu

Yazar: Muhammet Çelik

Son günlerde ve geçtiğimiz yüzyıl boyunca ekonomik krizden, krizler zincirinden bahsedildi durdu. Müslümanlar dâhil bütün insanlar bu krize göre tavır takındı, yeri geldi titrediler, yeri geldi tüyleri diken diken oldu. Dünyanın, hayatın anlamına dair bakışımız ne zamandır para endeksli hale geldi. Ya komünist olmak var kaderinde dünyanın ya kapitalist olmak, gibi gösterildi bize. Ya da namazını kılıp tespihini çeker ve oturursun caminin bir köşesinde. Oysa bu moda düşüncelere itiraz eden biri vardı… Üstad Sezai Karakoç, ekonomik gerilemelerin buhranlara yol açan bir sebep olmadığını, aksine buhranlarımızın sonuçlarından birinin de ekonomik krizler olduğunu vurguladı. Peki, neydi asıl kriz ve ne derece büyüktü bizdeki bunalım?

Yazara göre, İslam medeniyeti irili ufaklı birçok bunalımdan geçmiştir. Peygamberin vefatıyla oluşan geçici bir bunalım, ardından Hz. Osman’ın şehâdetiyle başlayan siyasi karışıklıklar, daha sonra Yunan felsefesinin tercümesiyle oluşan zihnî ve fikrî bunalım ve haçlı seferleriyle Moğol istilaları sonucu oluşan bunalımlar… İslam medeniyeti bütün bu bunalımlardan güçlü açılımlar yaparak çıkmayı bilmiştir. Karakoç’a göre bu gün gelinen noktada en büyük bunalım çağını bizler yaşamaktayız. Medeniyetimizin büyük krizidir: Ölüm kalım krizi… Peki, bizler bu çağın yaşarları olarak bu en büyük bunalımı aşabilecek miyiz?

Read more »

Categories: Genel Yazılar | Yorum yapın

Kurban Bayramı Mesajı

Yazar: A. Sezai KARAKOÇ

Milletim!

Bir kurban bayramı daha geldi, fakat, ne yazık ki, İslâm toprağının dirilip uyanmasına şahit olmadı. Bu yüzdendir ki, iki yüz yıldır, nice kurban verdik ve durmadan kurban veriyoruz. Anadolu ve diğer islâm ülkeleri çocuklarının süreklice kanı akıyor. Kimi İslâm ülkeleri ise tümüyle esir. Tarihin en sinsi, en zalim, en amansız katliamına uğradılar da, koskoca İslâm Âlemi, bölünmüşlüğü ve yönetimlerinin yabancı etkisinde bulunuşu sebebiyle, bu görülmemiş facialar karşısında adeta kıpırtısız donup kaldı.

İslâm tarihinin öyle kritik bir sürecinde bulunuyoruz ki, ülke ve millet olarak, İslâm Ülkesi ve Milleti olarak, her vesileyle, kimliğimiz, varlığımız ta derinden, kaynağından ve özünden sorgulanıyor. İnsanoğlu bilerek bilmeyerek, isteyerek istemeyerek varoluşunun hesabını veriyor. Tabiidir ki, böyle bir var veya yok olma hengamesinde, geçmiş zamanımızın tüm duygu renkleriyle yüklü gelen bayramlar, bir âdet olmaktan öte bir anlam ifade etmekte. Bayram, bayraklaşmakta.

Read more »

Categories: Sezai Karakoç'tan | Yorum yapın

WordPress.com'dan blog alın. Tema Adventure Journal, Contexture International tarafından yapılmıştır.

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.