Haksal’dan İki Kitap
Kasım 9, 2007
Büyük Doğu geleneğinin takipçilerinden ve Yedi İklim dergisi genel yayın yönetmeni Ali Haydar Haksal, medeniyetimizin dirilişine giden yola iki kitapla katılımını sürdürdü:

Sezai Karakoç: Eleğimsağmalarda Gökanıtı
Üstat Sezai Karakoç, geçen yüzyıldan itibaren İslâm düşüncesinin, sanatının ve şiirinin Mehmed Âkif, Necip Fazıl ile birlikte en önemli isimlerindendir. Bu üç isim ana doğrultuyu oluşturuyorlar. İslâm medeniyet düşüncesinin ve sanatının bu önemli isimleri üzerine değerlendirmeler yapan Ali Haydar Haksal, sorumluluk bilinci, sanatçı duyarlılık ve yaklaşımı ile bu kez Üstat Sezai Karakoç’u anlatıyor. Sezai Karakoç, İslâm medeniyetine çok yönlü bakış getiren bir düşünür. Kavram kargaşasına açıklık getiren ve İslâmi bir öz ile bakan yeni ses ve ruh. Sanatı ve düşüncesinde özgün bakışlar bulunmakta. Gelenekten yeni bir gelenek üretmekte. Leylâ ile Mecnun mesnevi geleneğine katıldığı gibi Hızır ile Kırk Saat bu geleneğin yeni bir açılımı. Âkif’in Âsım’ından sonra Karakoç’un Taha’sı bu bilincin bir izleği. Diriliş düşüncesi bunun özünü oluşturuyor. Ali Haydar Haksal “Sezai Karakoç: Eleğimsağmalarda Gök Anıtı” eseriyle medeniyet ve sanat düşüncemizin en önemli bir halkasını değerlendiriyor.

Necip Fazıl: Büyük Doğu Irmağı
Üstat Necip Fazıl, geçen yüzyıldaki sanat ve düşünce hayatımızın, üzerinde en çok konuşulan, tartışılan önemli isimlerinden. Şiirde ve piyeste bir zirve; hikâyede, denemede de. Bu zekî ve taşkın mizaç, el attığı her alanda başarılı. Birçok ilkin öncüsü. O, bir dava insanı. Yüzü aşkın eser, binlerce konferansla yurdun her tarafını gezerek konferanslar veren bir dâvâ çilekeşi. En kritik zamanlarda kendisini ortaya atan bir hamlenin öncüsü. Necip Fazıl’ın Büyük Doğu süreci ise, başlı başına olaylar zinciri. Annesinin kefen parasını alarak, eşinin astragan kürkünü rehin vererek ve bütün hayatını bir davaya adayarak çıkardığı Büyük Doğu mecmuasının, günlük gazetesinin inişli çıkışlı serüveni. Tam on beş defa açılıp kapanan Büyük Doğu ve hemen her dönemi hapislerle geçen, büyük bir mücadele örneği olan Necip Fazıl. Usta kalem Ali Haydar Haksal, Mehmed Âkif’ten sonra Üstat Necip Fazıl’ı da bütün yönleriyle anlatıyor. Büyük Doğu dergilerini ve günlük gazetelerini tarayarak farklı bir Necip Fazıl portresi ortaya koyuyor. Allah dediği için hapsi boylayan, günlük gazetesi CHP’li bir aile tarafından ele geçirilen, dizgileri yapıldığı halde basılmayan yarım bırakılan Büyük Doğu. Kendi ifadesiyle “Berberin önüne oturup saçının yarısı üç numaralı makine ile tıraş eden berberin: Saçını kesmiyorum” diyerek ortada bırakması gibi bir durumu yaşayan Necip Fazıl. Matbaası masonlar tarafından basılan, makineleri parçalanan, iflâs ettirilen Necip Fazıl. Hapishanede iken, evinin kirasını ödeyemeyen, çocukları kış ortasında sokağa terk edilen, en güvendiği dostlarının bile ondan yüz çevirdiği bir süreci yaşayan Necip Fazıl. Kurulan Büyük Doğu Fikir Kulübü’nün sabote edilişi, ele geçirilmek istenişi, kurucu üyelerin zimmetine para geçirip başka partiler adına çalışması… 1960 darbesinin sıcaklığında hapisten çıkar çıkmaz yeniden Büyük Doğu’yu çıkarması… Ali Haydar Haksal, Necip Fazıl: Büyük Doğu Irmağı ile ilk kez biyografik anlamda özgün bir çalışma ile farklı bir Necip Fazıl portresi çiziyor. Büyük dâvâ ve düşünce adamının çilekeş hayat hikâyesini en ince ayrıntılarıyla ortaya koyuyor. Necip Fazıl’ı, onun düşüncesini ve mücadelesini anlamak için mutlaka okunması gereken çok önemli bir çalışma. Şiiri, sanatı, düşüncesi, piyesleri, hikâyeleri, romanları üzerine ayrıntılı değerlendirmeler yapılıyor eserde. İncelemede önemli anekdotlar, tarihî olaylar, çarpıcı gelişmeler örneklenerek anlatılıyor. Büyük Doğu okulunda kimler yetişmiş, kimlerin elinden tutmuş, kimler ihanet etmiş, yarı yolda bırakmış. Bu eser sadece Üstat Necip Fazıl’ı anlatmıyor, bir yüzyılın, farklı bir açıdan panoramasını gün ışığına çıkarıyor Ali Haydar Haksal.
Entry Filed under: Hakkında Kaynaklar. .
1.
thelosthighway | Kasım 12, 2007 at 4:10 pm
Taha bey kutluyorum sizi. İyi bir iş yapıyorsunuz.