Sezai Karakoç’u anlama çabası

Aralık 15, 2008

Yazar: Mehmet Şeker

Cumartesi günü Fatih Belediyesi tarafından Topkapı Eresin Otel’de “Şair ve Düşünür Sezai Karakoç Sempozyumu” düzenlendi.Sabah 10.00′da başlayan oturumlar, kısa aralıklarla devam etti ve akşam 19.30′da son buldu.

Katılım o kadar yüksekti ki salonda yer bulamayanlar dışarıya taşmıştı.

İleriki oturumlarda başkan olarak görev yapacak ve bildiri sunacak olanlardan bazıları bile yer bulmakta zorlandı.

Öyle ki, son toplantıyı yöneten Yasin Aktay, önceki oturumlarda salona giremediğini, açış konuşmasında belirtme gereği duydu.

 

* * * Anlaşılan o ki, sempozyumu düzenleyenler de o kadar yoğun ilgi göreceğini tahmin etmemişler.

Alışılagelen türdeki sempozyumlarda, kürsüde bir başkan, yanında üç dört konuşmacı, karşı tarafta ise iki üç dinleyici bulunurken, bu defa durum farklıydı.

Ümit verici bir manzara ile karşı karşıya idik.

Salonun büyük bölümünü gençler doldurmuştu.

Sezai Karakoç hakkında anlatılanları dinlemek için gelen dinleyicilerin yarıdan fazlasını hanımlar oluşturmaktaydı.

Hanımların yarısı başörtülüydü, beylerin yarısı kravatlıydı.

 

* * * Şaban Abak, Saadettin Acar, Cihan Aktaş, Yasin Aktay, Ahmet Albayrak, Fatih Andı, İshak Arslan, Ali Ayçil, Münire Kevser Baş, Osman Bayraktar, Hamit Can, Kenan Çağan, Mehmet Can Doğan, Ömer Erdem, Haydar Ergülen, Nazif Gürdoğan, Ali Haydar Haksal, Vahdettin Işık, Yusuf Kaplan, Turan Karataş, Mustafa Kirenci, Ahmet Murat, Mustafa Özel, Tarık Tufan, Hayriye Ünal, Işık Yanar ve Necip Yılmaz katılacak isimler arasında bildirilmişti.

Birkaç isim mazeretleri sebebiyle orada bulunamadıysalar da hazırladıkları bildirileri vekâleten sunuldu.

 

* * * Bildiri sahiplerinin en büyük sıkıntısı vakit yönündendi.

Hepsi de ayrıntılı şekilde hazırlanmış, Sezai Karakoç’u bir yönüyle anlatmak için heyecanla koşup gelmişlerdi.

Keşke her bir konuşmacıya birer saat süre tanınabilseydi de sempozyum on gün devam etseydi.

Öyle olsa bile, yine de Sezai Karakoç’un ve düşüncelerinin ve şiirlerinin ve hayatının ve etkilerinin ancak bir bölümü anlatılabilmiş olurdu.

Evet, gerçekten sadece bir bölümü anlatılabilirdi yine de. Buna inanın.

Zira biz toplantıya ertesi günün ilk saatlerine kadar devam ettik.

 

* * * Sezai Karakoç imzalı eserlerin yalnızca isimlerini zikretmek dahi yarım saat sürer.

Tek bir kitabı, tek bir yazısı, tek bir şiiri için, kapısında bende olmayı kabullenebilir insan.

Savunduğu tek bir kavram için hayatını adayabilir, o kavram ve o üslup karşısında hayranlık duyanlar.

Mesela “İslam Medeniyeti” olsun o kavramlardan biri… Başka bir kavrama ne gerek var ki?

Ne mutlu bize ki o toplantıya katılma fırsatı bulmuşuz.

Ne mutlu bize ki Sezai Karakoç ile aynı çağda, aynı ülkede, aynı şehirde, aynı muhitte yaşamaktayız.

Ziyaretine gitmiş, çayını içmiş, sohbetine iştirak etmişsek ve bundan bahtiyarlık duymuşsak, daha ne isteriz!

Ondan ötesi kitaplarında.

Entry Filed under: Genel Yazılar. .


Diriliş Yazıları nedir?

Diriliş Yazıları, diriliş düşüncesinin en sahih şekilde anlaşılması ve anlatılması projesidir. Bu kapsamda, ne olduğu, ne olması gerektiği ve nasıl olacağı da önem arzeder. Bu maksatla, bu ilk ayakta Diriliş Yazıları, bir internet sitesinde ilgili yazıların arşivini oluşturmaktadır.

Bölümler

Son Yazılar

Bağlantılar

Diriliş Paneli

Diriliş Yazıları, diriliş düşüncesi üzerinde düşünme ve konuşma merkezli çalışmalarına bir panele destek olarak başladı. Panel kapsamında konuşmacılar, diriliş düşüncesi ve düşüncenin mimarı Sezai Karakoç'u konuştular. 3 saati aşkın bir süre akademisyen ve yazarların da içinde bulunduğu panel konuşmacıları, dinleyicilere diriliş ve Sezai Karakoç'u anlattılar. -nisan'07-

Arşiv