Posts filed under 'Hakkında Kaynaklar'
DİRİLİŞ TAŞLARI / Münire Kevser Baş
“İnsan, üstüne göksel bir ışık tutulmuş, bir anlam ve amaç podyumunda rolünü acemice ya da ustaca, berbat bir şekilde ya da olağanüstü bir yetenekle oynayan, kulisten kulağına fısıldananı tam ya da yarı işiten, önceden ezberlemiş olduğu için mükemmel tekrar eden ya da kekeleyip duran, hattâ kimi zaman söylenecek sözleri içinde hazır bulan, sanki yaşantısı an an filme alınan bir eser kahramanıdır. Kimi insan bu durumun farkında ve titizliğindedir. Kimiyse farkında olmayarak bir raslantılar dizisi ve çatışmasını yaşadığını zannetmektedir.”
Sezai Karakoç. Münire Kevser Baş’ın Sezai Karakoç’un Düşünce ve Sanatında temel kavramları işlediği bu eseri, Lotus Yayınları arasından çıktı.
Add comment Temmuz 1, 2008
Edebiyatın “Elif” kapısı Karakoç dosyasıyla açıldı
İlk sayısı okurla buluşan edebiyat ve kültür dergisi Elif, Sezai Karakoç dosyası açarak şairi okurlarına farklı yönleriyle tanıtıyor. Hayriye Ünal’ın “Sezai Karakoç Olmak” başlıklı yazısı önemli soruların cevaplarını arıyor: “2008 yılı başında Sezai Karakoç hakkında şu sorunun yanıtını öncelikli olarak önemsiyorum: Sezai Karakoç’un sanat deneyimi bir bütüncül deneyim olarak bizler için ne ifade etmektedir? Sezai Karakoç, salt Sezai Karakoç olmakla ilgilenenler için içeriğini sızdırmaz bir bütüne dönüşmüştür.(…) Karakoç’u evvela, Orta Doğu coğrafyası ve İslam Tarihi düzlemlerinde oluşmuş bir bilinç olarak görmek doğrudur.(…) Karakoç’u büyük yapan unsur içini özenle doldurduğu Diriliş kavrayışı ise, şair yapan unsur da bu merkez kaç eşya çekimine kapılabilme yetkisidir” Nejat Aday’ın “Diriliş ve Sezai Karakoç”u, Prof. Dr. Murad Sönmez’in “Sezai Karakoç’un Türk şiirindeki özgün yeri” yazılarının yanı sıra Sezai Karakoç’un Bediüzzaman’ı anlatan bir yazısına da dosyada yer verilmiş. Safa Mürsel “Medeniyete misyon biçmek”, Ömer Bahadır “Adı konulmamış bir ticaret: Kurtaralım derken tüketim, reklam ve televole malzemesi yapılan kadın”, Gülşen Uysal “Kültürel kalkınma”, Erdem Sadi Yargıcı “Hegel’den Foucault’ya İslam’ı düşünmek” yazılarıyla Elif’te yer alan isimler.
Vietnam savaşına katılmamak uğruna doğup büyüdüğü Amerika’yı terk eden Fred Reed ile yapılan söyleşi Bediüzzaman ağırlıklı. Metin Karabaşoğlu ise yazısında Anadolu Kavşağı- Gizli Türkiye’ye Yolculuk’un yazarı Orta Doğu ve Balkanlar Uzmanı gazeteci Fred A. Reed’in şu sözünü okura ulaştırıyor: “Batıyla birlikte anılmak istemem”
1 comment Haziran 2, 2008
Haksal’dan İki Kitap
Büyük Doğu geleneğinin takipçilerinden ve Yedi İklim dergisi genel yayın yönetmeni Ali Haydar Haksal, medeniyetimizin dirilişine giden yola iki kitapla katılımını sürdürdü:

Sezai Karakoç: Eleğimsağmalarda Gökanıtı
Üstat Sezai Karakoç, geçen yüzyıldan itibaren İslâm düşüncesinin, sanatının ve şiirinin Mehmed Âkif, Necip Fazıl ile birlikte en önemli isimlerindendir. Bu üç isim ana doğrultuyu oluşturuyorlar. İslâm medeniyet düşüncesinin ve sanatının bu önemli isimleri üzerine değerlendirmeler yapan Ali Haydar Haksal, sorumluluk bilinci, sanatçı duyarlılık ve yaklaşımı ile bu kez Üstat Sezai Karakoç’u anlatıyor. Sezai Karakoç, İslâm medeniyetine çok yönlü bakış getiren bir düşünür. Kavram kargaşasına açıklık getiren ve İslâmi bir öz ile bakan yeni ses ve ruh. Sanatı ve düşüncesinde özgün bakışlar bulunmakta. Gelenekten yeni bir gelenek üretmekte. Leylâ ile Mecnun mesnevi geleneğine katıldığı gibi Hızır ile Kırk Saat bu geleneğin yeni bir açılımı. Âkif’in Âsım’ından sonra Karakoç’un Taha’sı bu bilincin bir izleği. Diriliş düşüncesi bunun özünü oluşturuyor. Ali Haydar Haksal “Sezai Karakoç: Eleğimsağmalarda Gök Anıtı” eseriyle medeniyet ve sanat düşüncemizin en önemli bir halkasını değerlendiriyor.

Necip Fazıl: Büyük Doğu Irmağı
Üstat Necip Fazıl, geçen yüzyıldaki sanat ve düşünce hayatımızın, üzerinde en çok konuşulan, tartışılan önemli isimlerinden. Şiirde ve piyeste bir zirve; hikâyede, denemede de. Bu zekî ve taşkın mizaç, el attığı her alanda başarılı. Birçok ilkin öncüsü. O, bir dava insanı. Yüzü aşkın eser, binlerce konferansla yurdun her tarafını gezerek konferanslar veren bir dâvâ çilekeşi. En kritik zamanlarda kendisini ortaya atan bir hamlenin öncüsü. Necip Fazıl’ın Büyük Doğu süreci ise, başlı başına olaylar zinciri. Annesinin kefen parasını alarak, eşinin astragan kürkünü rehin vererek ve bütün hayatını bir davaya adayarak çıkardığı Büyük Doğu mecmuasının, günlük gazetesinin inişli çıkışlı serüveni. Tam on beş defa açılıp kapanan Büyük Doğu ve hemen her dönemi hapislerle geçen, büyük bir mücadele örneği olan Necip Fazıl. Usta kalem Ali Haydar Haksal, Mehmed Âkif’ten sonra Üstat Necip Fazıl’ı da bütün yönleriyle anlatıyor. Büyük Doğu dergilerini ve günlük gazetelerini tarayarak farklı bir Necip Fazıl portresi ortaya koyuyor. Allah dediği için hapsi boylayan, günlük gazetesi CHP’li bir aile tarafından ele geçirilen, dizgileri yapıldığı halde basılmayan yarım bırakılan Büyük Doğu. Kendi ifadesiyle “Berberin önüne oturup saçının yarısı üç numaralı makine ile tıraş eden berberin: Saçını kesmiyorum” diyerek ortada bırakması gibi bir durumu yaşayan Necip Fazıl. Matbaası masonlar tarafından basılan, makineleri parçalanan, iflâs ettirilen Necip Fazıl. Hapishanede iken, evinin kirasını ödeyemeyen, çocukları kış ortasında sokağa terk edilen, en güvendiği dostlarının bile ondan yüz çevirdiği bir süreci yaşayan Necip Fazıl. Kurulan Büyük Doğu Fikir Kulübü’nün sabote edilişi, ele geçirilmek istenişi, kurucu üyelerin zimmetine para geçirip başka partiler adına çalışması… 1960 darbesinin sıcaklığında hapisten çıkar çıkmaz yeniden Büyük Doğu’yu çıkarması… Ali Haydar Haksal, Necip Fazıl: Büyük Doğu Irmağı ile ilk kez biyografik anlamda özgün bir çalışma ile farklı bir Necip Fazıl portresi çiziyor. Büyük dâvâ ve düşünce adamının çilekeş hayat hikâyesini en ince ayrıntılarıyla ortaya koyuyor. Necip Fazıl’ı, onun düşüncesini ve mücadelesini anlamak için mutlaka okunması gereken çok önemli bir çalışma. Şiiri, sanatı, düşüncesi, piyesleri, hikâyeleri, romanları üzerine ayrıntılı değerlendirmeler yapılıyor eserde. İncelemede önemli anekdotlar, tarihî olaylar, çarpıcı gelişmeler örneklenerek anlatılıyor. Büyük Doğu okulunda kimler yetişmiş, kimlerin elinden tutmuş, kimler ihanet etmiş, yarı yolda bırakmış. Bu eser sadece Üstat Necip Fazıl’ı anlatmıyor, bir yüzyılın, farklı bir açıdan panoramasını gün ışığına çıkarıyor Ali Haydar Haksal.
1 comment Kasım 9, 2007
Şaban Abak’tan: Meşaleyi Tutan El
Diriliş düşüncesindeki etkinliği ve bu hareket içindeki yeri ile yapılması gerekenleri bir bir yapan Şaban Abak, kendilerini yakından tanıdığı isimlere ilişkin yazılarını bir araya getirerek Vadi Yayınları’ndan yayınladı. Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Necat Çavuş gibi isimlerin sanat ve düşüncelerini öğrenmek isteyenler için bir başucu kitabı denebilir. Kitabın tanıtımındaysa şöyle deniyor: “İslam dünyası, bugün Sezai Karakoçların, Nuri Pakdillerin ve “bu kahramanları”keşfetmiş, yetiştirmiş üstad Necip Fazılların ve ondan öncekilerin işaret ettiği nurlu çıkış yoluna yönelmenin sancılı heyecanı içindedir.” Heyecanı bol Şaban Abak’ın çalışmasını tavsiye ediyoruz.
Add comment Kasım 9, 2007
Ludingirra’dan Sezai Karakoç sayısı
Üç aylık şiir dergisi Ludingirra’nın son sayısının dosya konusu Sezai Karakoç. Şair ve diğer edebiyatçıların çeşitli açı ve seviyedeki yaklaşımlarının yer aldığı bu sayıyı arkadaşımız ÜMMÜHAN ATAK tanıttı.
Ludingirra’nın Sezai Karakoç dosyasında, “Sezai Karakoç Kaçıncı Oğul” isimli yazısıyla dilbilimci Necmiye Alpay ‘Masal’ isimli şiirdeki farklı öyküleri olan ‘oğul’ları ele alarak ikinci, beşinci ve yedinci oğullarda ‘farklı dönemlerin Sezai Karakoçlar’ını görme’ imkanının bulunduğunu vurguluyor. Karakoç şiiri için ‘daha en baştan yüksek bir yerden başlıyor’ diyen Alpay, kendisini bu tesbite götüren mısralara örnek olarak Yağmur Duası’nı işaret ediyor:
“Göğe hükmetmekten kolay ne vardı”
Akademisyen Baki Asiltürk’ün yorumu şöyle: “Sezai Karakoç’un şiirlerinde imge sağanağı ve lirizm, Körfez/Şahdamar/Sesler ve Ateş Dansı’nda toplanmış. İmgelemdeki yoğunluk bakımından Körfez/Şahdamar/Sesler adlı eserleri diğerlerine nisbetle daha belirgin ve ‘imge patlaması’ şeklinde ifade edilebilecek düzeyde de başarılı.”
Edip Cansever, Ece Ayhan, Turgut Uyar gibi isimleri Sezai Karakoç’un şiiriyle karşılaştıran Ayhan Kurt: “Türkçe şiirden Karakoç’un budanması da Türkçe şiirin varlığını sorgu konusu yapacaktır dersek, hiç de abartı sayılmaz bu. Çünkü Karakoç hesaba katılmadan Türkçe şiirin (deyimi İbni Haldun’dan ödünç alıyorum) ‘asabiyesi’ni anlamak mümkün değildir.”
Tahir Abacı soruyor: “Karakoç öncülüğü olmasaydı Türkiye’de İslamcı düşünce çizgisinde manzumeyi aşmışlık düzeyi şimdilerde nice olurdu?”
Kemal Bek: “Uzun şiir ve anlatının ‘dar kalıpları’ içine sıkışmak gibi bir kaygısı yoktur; o şiirini, Necip Fazıl’ın uyağın götürdüğü yere gittiği gibi, özgür çağrışımların ve imgelerin peşinden giderek kurar” diyor.
Orhan Kahyaoğlu, Ece Ayhan ile Sezai Karakoç’u İkinci Yeni şairleri arasında, resmi dayatmalara karşı buluyor. Karakoç’un ‘modernite tavrını dışladığını’ söyleyen Kahyaoğlu: “Modernist kırıntılar, kendine has dilsel duruşla yok edilip, yeniden ve farklı ideolojik kodlarla dünyaya getirilir. Karakoç’un deyimiyle de diriltilir” diyor.
Selim İleri, Karakoç’un şiiriyle tanıştığı günü anlatarak başlıyor. Şairin Yunus Emre’si için ‘bana ufuk açtı’ diyen İleri, Mehmet Akif adlı kitabı için de şunları ekliyor: “Batılılaşmadan, ta Tanzimat’tan yola çıkar; yakın tarihimizde bazı köşebaşlarını, deyiş yerindeyse, paradoksal acıdan özümser, özümsetir.”
Levent Dalar yazısında Sezai Karakoç’u, eve dönmek için ormanda ilerlerken, sahiden de arkasında bıraktığı çakıltaşlarını toplayan karakter olarak gördüğünü anlatıyor. Cem Taylan, Orhan Veli, Ebubekir Eroğlu, Attilâ İlhan, Ezra Pound gibi pekçok şairi Sezai Karakoç ile aralarındaki farkları ve benzerlikleriyle işliyor.
Baki Asiltürk: “Monna Rosa şiiri, ileride şiirde imgeyi temel alacak olan bir şairi haber vermektedir. En çok tanınan ve yaygınlaşan ilk bölümünden başlamak üzere şiir, yer yer duygusal kaymalar göstermekle birlikte, sağlam bir imge temeli üzerine bina edilmiş sırça köşkler gibidir. Bu sırça köşkün kapıları ve pencereleri daima yarı aralıktır, hiçbir zaman sonuna kadar açılmaz.”
Ayhan Kurt: “Sezai Karakoç’ta İslâm anlayışı ‘ideoloji’ye indirgenmiş değildir. Bunu sağlayan en önemli unsur, bütün bir İslâm tarihi boyunca büyük çatışmalara, tamir edilemez kutuplaşmalara ve tefessühe sebep olan, zahiri-batıni ikiliğinin Karakoç tarafından aşılmaya çalışılmasıdır.
Kemal Bek: “II. Yeni şairlerinin, dilin ve şiirin kurallarına Garip’ten daha köktenci olarak ‘başkaldıran’ biçemlerine, ‘referanslarını’ yaşamın ‘tiraji-komik’ çelişkilerinden alan içeriklerine karşılık Sezai Karakoç’un dili ve biçemi daha ‘uslu’, içeriğindeki ‘geleneksel’ öğelerle daha ‘dramatik’tir ve II. Yeni’nin çoğu kez kaçındığı ‘anlatı’yı gözüpek bir tavırla kullanmaktan çekinmez.”
Orhan Kahyaoğlu: “Sezai Karakoç resmi olmayan bir dili kurmuştur. Ancak, tüm boyutuyla bir karşı-dil’in de bu dönem şiirlerinde temellerini oluşturmuştur. İlk kitaplarındaki modernite tavrını tam manasıyla bu dönem dışlamayı hedeflemiş, şiirsel açıdan ciddi bir sıçramayı başarmıştır.”
Levent Dalar: “Sezai Karakoç’un şiiri, bütün ele alındığında, yönetilenin maruz kaldığı baskıya değişik biçimlerde, ama hep aynı özle karşılık verişi, canhıraş bir isyan çığlığı olarak kabul edilebilir. Bu öyle çoksesli bir çığlıktır ki, durduğunuz yere göre birçok değişik sese benzer. Acılar içindeki bir köleye yardıma yetişen bir kahramanın, silahına davrandığında ağzından çıkana Mecnûn’un Kâbe’de aşk acısı içinde daha çok acı isterken, Allah’a niyazında bir son hıçkırığa…”
kaynak: yenisafak.com.tr
Add comment Kasım 6, 2007
Sezai Karakoç Biyografi Kitabı
Geçtiğimiz günlerde Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne değer bulunduğu açıklanan büyük şair Sezai Karakoç’un tek biyografi kitabının, Kaknüs Yayınları’nca yeni baskısı yapıldı.
1950′li yılların ilk yarısında, Mülkiye’de öğrenciyken çıkardığı “Şiir Sanatı” dergisiyle edebiyat alanına büyük bir giriş yapan Sezai Karakoç, yine öğrenciliği döneminde yazdığı Mona Roza şiiriyle dikkatleri üzerine çekti.
‘Mona Roza’, 1950′li yılların ilk yarısında yazılmış olmasına rağmen ancak 45 yıl sonra kitaplaşabildi ve anlaşılabildi!
Mona Roza şiirinin ayrıntılı hikâyesini “Doğu’nun Yedinci Oğlu Sezai Karakoç”ta okuyabilirsiniz.
Şair, Cumhuriyet devri edebiyatımızın şüphesiz en büyük isimlerinden biri. Onun, pek az edebiyat adamımızın sahip olduğu bir büyük özelliği daha var: Edebi yenilikçilik ve düşünce faaliyetiyle ülkemizde arka arkaya birkaç neslin yetişmesine katkıda bulunmuş, gençliğin dünya görüşünün bu toprakların ruhuyla şekillenmesi için emek sarf etmiştir.
Karakoç’un tezi, Batıcı dünya görüşü ve o dünya görüşüyle uğranılan bozgun karşısında “diriliş”tir. “Diriliş” onun adeta sihirli kelimesi, bütün düşüncesinin toplandığı temel kavramdır.
Kitap, Sezai Karakoç’u üç bölümde anlatmaya çalışıyor:
İlk bölüm “Hayat ve İnsan”da Karakoç’un biyografik hayatı, ikinci bölüm “Sanat”ta başta şiir olmak üzere edebi portresi, üçüncü bölüm “Tenkit”te ise tanıdığı simalar ile sanat ve edebiyat hakkındaki görüşlerine yer veriliyor.
Karakoç’un sanat ve düşüncesinin etkisi, ülkemizin kültürel hayatıyla sınırlı kalmayıp özellikle Ortadoğu coğrafyasındaki siyasi konuları da kapsamına almaktadır.
Hakkında yapılan çalışmaların en önemlisi, Turan Karataş’ın hazırladığı “Doğunun Yedinci Oğlu”dur. Bu kapsamlı çalışma, adını, Sezai Karakoç’un “Zamana Adanmış Sözler” kitabındaki “Masal” başlıklı şiirinden alır.
Şiirde, şahsında Doğu’yu ve İslam medeniyetini temsil eden bir baba, oğullarını Batı ideolojisi ve maddeci değerlerinin cazibesine kaptırmaktadır. Her giden oğul değişmekte, artık kendi olmaktan çıkmaktadır. Yedinci oğul bu trajik döngü karşısında Allah’a sığınır ve maddeci ve teknik Batı medeniyeti karşısında ruha ve tabiata bu sığınışla, Diriliş başlar…
“Doğu’nun Yedinci Oğlu”, Karakoç’un kendi eserleri yanında, başvurulacak en temel kaynaklardan.
Karataş’ın bu biyografi çalışması, kuşatıcılığı açısından, aynı konuda yapılacak yeni araştırmalar için de önemli bir başvuru kitabı niteliğinde.
Turan Karataş’ın kaleme aldığı “Doğu’nun Yedinci Oğlu Sezai Karakoç” biyografi kitabı 608 sayfadan oluşuyor.
kaynak: saatlimaarif.com
Add comment Nisan 26, 2007
Medeniyet ve Diriliş
Yazar: Muhittin Bilge
Yayınevi: Hece
Toynbee, “Tarihe devletten değil de medeniyetten bakmalı; çünkü devletler, medeniyetlerin bağrında yetişip ölen geçici siyasal fenomenlerdir” der. Hızla globalleşen, adeta büyük bir köy haline dönüşmeye başlayan yerküremizde bu söz, tam da bu sırada daha da geniş yorumları gerekli kılmaktadır. Bu anlamda Sezai Karakoç’ un Diriliş düşüncesinin temel perspektifini oluşturan medeniyet tezi, bu açılımı büyük bir yetkinlikle yapan, toplumsal olgu ve olayların medeniyet açısından incelenmesinin önemine dair özgün argümanlar içeren bir niteliği sahiptir.
kaynak: kitapyurdu.com
Add comment Ocak 19, 2007
Doğunun Yedinci Oğlu
Yazar: Turan Karataş
Yayınevi: Kaknüs
Kültür ve Turizm Bakanlığı düşün hayatımızdaki ender şahsiyetlere sunduğu Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülen Sezai Karakoç’un edebi ve düşünsel portresini çizmeye yönelik en kapsamlı biyografi kitabı Yedinci Oğlu Sezai Karakoç’tur.
Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi
Ellerinden belli olur bir kadın
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin,ellerin ve parmakların
Berceste haline gelmiş olan Mona Roza Oğlu Sezai Karakoç’ta okuyabilirsiniz.
Şair Cumhuriyet devri edebiyatımızın kuşkusuz en büyük isimlerinden biridir. Fakat onun pek az edebiyat adamımızın sahip olduğu bir büyük özelliği daha var: Edebi yaratıcılık ve düşünce faaliyetiyle ülkemizde arka arkaya birkaç neslin yetişmesine katkıda bulunmuş,gençliğin dünya görüşünün bu toprakların ruhuyla şekillenmesi için emek sarfetmiştir. Karakoç’un tezi, Batıcı dünya görüşü ve o dünya görüşüyle uğranılan bozgun karşısında “diriliş”tir. “Diriliş” onun adeta sihirli kelimesi, tüm düşüncesinin toplandığı temel kavramdır.
Kitap bu Hızır soluklu çağdaş ereni üç bölümde anlatmaya çalışıyor: İlk bölüm “Hayat ve İnsan”da Karakoç ’un biyografik hayatı, ikinci bölüm “Sanat”ta başta şiir olmak üzere edebi portresi, üçüncü bölüm “Tenkit”te ise tanıdığı simalar ile sanat ve edebiyat hakkındaki görüşlerine yer veriliyor.
Karakoç ’un sanat ve düşüncesinin etkisi, ülkemizin kültürel hayatıyla sınırlı kalmayıp özellikle Ortadoğu coğrafyasındaki siyasi konuları da kapsamına almaktadır. Buna rağmen Sezai Karakoç henüz toplumun tüm kesimleri tarafından tanınamamaktadır.
Hakkında yapılan çalışmaların da yeterli olduğu söylenemez. Bu çalışmalardan en önemlisi, Turan Karataş’ın hazırladığı Doğunun Yedinci Oğlu’dur. Bu kapsamlı çalışma adını, Sezai Karakoç’un Zamana Adanmış Sözler alır. Şiirde, şahsında Doğu’yu ve İslam medeniyetini temsil eden bir baba, oğullarını Batı
ideolojisi ve maddeci değerlerinin iğvasına kaptırmaktadır. Her giden oğul değişmekte, artık kendi olmaktan çıkmaktadır. Yedinci oğul bu trajik kader karşısında, kalbine sızmaya çalışan iğva önünde Tanrı’ya sığınır ve maddeci ve teknik Batı medeniyeti
karşısında ruha ve tabiata bu sığınışla, Diriliş başlar..
Doğunun Yedinci Oğlu, Karakoç’un kendi eserleri yanında başvurulacak en temel kaynaklardan biridir. Karataş’ın bu biyografi çalışması, kuşatıcılığı açısından, aynı konuda yapılacak yeni araştırmalar için de önemli bir başvuru kitabı niteliğindedir.
kaynak: kitapyurdu.com
Add comment Ocak 19, 2007
Hece Dergisi Diriliş Sayısı -İçindekiler-
- DİRİLİŞ ÖZEL SAYISI
- Sayfa Sayısı : 540
- Bir Uygarlık Tasarımı Olarak Diriliş 3 • Hasan Aycın / Çizgi 5
- I. BÖLÜM
- Hüseyin Su / Diriliş Düşüncesi ve Yöntemi 6 • Ömer Lekesiz / Diriliş ve Uygarlık 20 • Akif Emre / Bir Dünya Tasarımı ve Ortadoğu 40 • Mahmut Kanık /Diriliş Akımının Öncüleri 48 • Muhiddin Bilge / Diriliş Düşüncesinde Toplum, Millet ve Devlet 61 • Hilmi Uçan / Sezai Karakoç’un Günlük Yazılarında İnsana, Türkiye’ye, Ortadoğu’ya, Batı’ya ve Dünyaya Bakış Açısı 72 • Köksal Alver / İnsan ve Toplum Gerçekliğini Hecelemek -Sezai Karakoç’un Düşünce Yazıları- 81 • Akif Emre / Sezai Karakoç’ta; Üç Şehir, Üç Sesleniş 87 • Kurtuluş Kayalı / Sezai Karakoç’un Düşünceleri • Konusunda Bazı Gözlemler Yapmayı Denemek 92 • Mehmet Doğan / Diriliş ve Çevresi 100 • Alaeddin Özdenören / Ozanın Göstergeleri 108 • Nazif Gürdoğan / Ekonomi Kültürün Üretime Dönük Yüzüdür 117 • Faruk Uysal / Sezai Karakoç’un Çevirileri ve Çevirmenliği 121 • Hamit Can / Siyasal Bir Tasarım Olarak: Diriliş Partisi 124
- II. BÖLÜM
- Laurent Mignon / Kaldırımlar’dan Monna Rosa’ya 135 • Murat Sönmez / Şahdamar 146 • Ahmet Ada / İkinci Yeni ve Sezai Karakoç’un İlk Şiir Kitabı: Körfez 155 • Mustafa Muharrem / Geometri Sağnağı Altında ‘Sesler’ ve Sezai Karakoç 161 • Süleyman Sahra / Şiir İşinde ‘Müthiş Bir’ Teknik 167 • Selahaddin İpek / Bir Şairin Varoluş Serüveni: Taha’nın Kitabı 173 • Sıddık Akbayır / Gül Muştusu’na Dair Bir Yorum Denemesi 183 • Abdurrahim Karadeniz / Zamana Adanmış Sözler’in Minyatür ve Ebrûli Bakış Açısı 196 • Şaban Abak / Çeşmeler ve Şairler 208 • Şaban Sağlık / “Tanrı’nın Gözüyle Bakış Penceresi” Yahut Sezai Karakoç’un “Ayinler’i 214 • Ramazan Kaplan / Çağdaş Bir Leylâ ve Mecnun Hikâyesi: Sezai Karakoç’un Leylâ ile Mecnun’u 235 • Mustafa Aydoğan / Şiirler VII; Ateş, Dans, Kadın ve Medeniyet 256 • İbrahim Eryiğit / Onüçüncü Sağanak: Alınyazısı Saati 261
- III. BÖLÜM
- Kâmil Eşfak Berki / Sezai Karakoç Şiirinin Gelenekten Beslenişi 269 • Hayrettin Orhanoğlu / Kırılgan Bir Müşahit: Sezai Karakoç Yahut Varlık-İnsan’ın Uğrak Yeri Diriliş 272 • Burhan Eren / ‘Gök Çiğinin Tüveyçleri’ 277 • Sadi Karacı / Diriliş Şiiri ve II. Yeni: “Sezai Karakoç ve Dönemdeşleri” 282 • Kâmil Eşfak Berki / Diriliş Şiirinde Tabiat 286
- IV. BÖLÜM
- Hüseyin Su / Diriliş Neslinin Öyküleri 292 • Necip Tosun / Diriliş Tiyatrosu 306 • Âlim Kahraman / Diriliş ve Edebiyat Düşüncesi 312 • İbrahim Demirci / Diriliş’in Dili Yahut Dilin Dirilişi 314
- V. BÖLÜM
- İsmail Sert / Yıldırım Aydınlığında Bir Ağaç Olarak Şair 325 • Rasim Özdenören / Sezai Karakoç (Bir Entelektüelin Profili) 340 • Kenan Çağan / Şairin Bir Entelektüel Olarak Portresi 350 • Necmettin Turinay / Sezai Karakoç’un Öksüz Kitabı: Hatıralar 359
- VI. BÖLÜM (366-384)
- İhsan Deniz • Mehmet H. Doğan • Talat Sait Halman • Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu • Ahmet Oktay • Hüseyin Atlansoy • Halil Güney • Orhan Duru • Güven Turan • Süreyya Berfe • Gülten Akın
- VII. BÖLÜM
- İlyas Dirin / Diriliş Dergisi – Sezai Karakoç’un Kitapları – Sezai Karakoç’un Eserleri Üzerine Üniversitelerde Yapılan Tezler - Sezai Karakoç’un Şiir, Yazı ve Röportajlarının Yayımlandığı Dergi ve Gazeteler 386 • Hasan Çelebi / Sezai Karakoç Bibliyografyası • Hakkında Yazılan Kitaplar • Dergi Özel Sayıları • Ödüller • Ansiklopediler • Hakkında Makaleler Bulunan ve Değinilen Kitaplar • Hakkında Yazılan Şiirler • Sözlük ve Antolojiler • Yabancı Antolojiler ve Çevrilen Şiirleri • Sezai Karakoç ve Diriliş’i Konu Alan Dergi ve Gazete Yazıları • Sezai Karakoç’un Dergi ve Gazetelerde Yayınlanmış ama Kitaplarında Olmayan Yazıları • Diriliş Dergisi İndeksi 399
- kaynak: hece.com.tr
- Önemli not: dirilişyazıları‘nda bu içeriğin yayınlanması hiçbir şekilde reklam amaçlı olmayıp, ilgilenenlere kaynak göstermeke niyeti taşımaktadır.
Add comment Ocak 15, 2007


